• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.twitter.com/kelkitliengin1
  • https://www.instagram.com/samsunhematoloji
  • https://www.youtube.com/channel/UCS3d-dJ0V7pH2jiFdvuyI4g
Üyelik Girişi
OKİT HAZIRLIK
TROMBOZ CHECKLİST
HODGKİN LENFOMA
ICI İLŞKİLİ PRCA
İmmün Kontrol Noktası İnhibitörlerine Bağlı Pure Red Cell Aplasia
Hematolojik İmmün İlişkili Advers Olay

İmmün Kontrol Noktası İnhibitörlerine Bağlı Pure Red Cell Aplasia

ICI ilişkili pure red cell aplasia; ağır retikülositopenik anemi, kemik iliğinde eritroid öncüllerin kaybı ve sıklıkla CD8 pozitif T-lenfosit infiltrasyonu ile karakterize, nadir fakat yaşamı tehdit edebilen bir immün toksisitedir.

31 Toplam değerlendirilen hasta
63 gün Semptom başlangıcına kadar medyan süre
6,2 g/dL Ortalama en düşük hemoglobin
%68 Tüm kohortta genel yanıt oranı

Genel değerlendirme

Çalışmada ICI ilişkili PRCA olgularının yaş ve cinsiyet dağılımı, primer PRCA'nın bilinen epidemiyolojik özelliklerine benzer bulunmuştur. Hastalık her iki cinsiyette de görülmekte ve ağırlıklı olarak ileri yaş erişkinleri etkilemektedir.

Temel mesaj: ICI ilişkili PRCA, tamamen farklı bir PRCA fenotipinden çok, immün kontrol noktası blokajıyla tetiklenen edinilmiş ve immün aracılı bir eritroid aplazi tablosu olarak değerlendirilmelidir.

Hangi immün kontrol noktası inhibitörleri sorumludur?

Olguların çoğunda anti-PD-1 veya anti-PD-L1 tedavisi kullanılmıştır. Anti-PD-1 monoterapisi toplam hastaların yaklaşık üçte ikisinde yer almaktadır.

İlaç veya rejimHasta sayısıToplam içindeki oran
Nivolumab10%33
Pembrolizumab9%29
Atezolizumab3%10
Durvalumab2%6
İpilimumab1%3
Nivolumab + ipilimumab6%20
Dikkat: Anti-PD-1 ajanlarının daha fazla olguda yer alması, bu ajanların intrinsik olarak daha toksik olduğunu kanıtlamaz. Bulgular, anti-PD-1 tedavilerinin daha yaygın kullanılmasından etkilenmiş olabilir.

Başlangıç zamanı ve klinik şiddet

ICI başlanması ile PRCA semptomlarının ortaya çıkması arasındaki medyan süre 63 gün olarak bildirilmiştir. Başlangıç aralığı 28–465 gün olmakla birlikte, olguların çoğu ilk üç ay içinde ortaya çıkmıştır.

Erken başlangıçlı toksisite: İmmünoterapinin ilk üç ayında gelişen ağır, hemolizsiz ve belirgin retikülositopenik anemide PRCA mutlaka ayırıcı tanıya alınmalıdır.
  • Tüm hastalarda CTCAE v5.0'a göre Grade ≥3 anemi mevcuttu.
  • Ortalama en düşük hemoglobin düzeyi 6,2 g/dL idi.
  • Hastaların %71'inde eritrosit süspansiyonu transfüzyonu gerekti.
  • Hastaların %44'ünde eş zamanlı veya önceden gelişmiş başka bir immün advers olay vardı.

Kemik iliği ve patogenez

Kemik iliği incelemesinde tüm olgularda eritroid öncüllerin belirgin şekilde azaldığı veya tamamen kaybolduğu gösterilmiştir. Ayrıntılı morfolojik verisi bulunan hastalarda kemik iliği selülaritesi korunmuş, blast artışı veya neoplastik infiltrasyon saptanmamıştır.

Önemli biyolojik bulgu: Ayrıntılı kemik iliği değerlendirmesi bulunan tüm hastalarda poliklonal CD8 pozitif T-lenfosit infiltrasyonu saptanmıştır.

Bu bulgu, eritroid öncüllerin sitotoksik T hücreler aracılığıyla hedeflenmesinin ICI ilişkili PRCA patogenezinde önemli bir rol oynayabileceğini düşündürmektedir.

Siklosporin neden etkili olabilir?

Siklosporin A, kalsinörin inhibisyonu yoluyla interlökin-2 sentezini ve T-lenfosit aktivasyonunu baskılar. Kemik iliğindeki CD8 pozitif infiltrasyonla birlikte değerlendirildiğinde, siklosporinin etkinliği patofizyolojik açıdan tutarlıdır.

Tedavi sonuçları

TedaviHasta sayısıBildirilen sonuç
Kortikosteroid monoterapisi13Genel yanıt %69; 5 tam yanıt, 4 parsiyel yanıt, 4 yanıtsız
Siklosporin A75 tam yanıt (%71), 2 yanıtsız
İntravenöz immünglobulin6Altı hastanın tamamında tam yanıt
Siklofosfamid ardından IVIg1Ek immünsüpresif tedavi uygulanmış
Tüm kohortta: Genel yanıt oranı %68, tam yanıt oranı %55 ve parsiyel yanıt oranı %13 olarak bulunmuştur. Hastaların %32'sinde yanıt alınamamıştır.

Kortikosteroidler ve primer PRCA ile karşılaştırma

Çalışmada kortikosteroid monoterapisi ile elde edilen genel yanıt oranı %69'dur. Bu oran, primer PRCA için bildirilen yaklaşık %47'lik kortikosteroid yanıtından daha yüksektir.

Bunun olası açıklaması, ICI ilişkili PRCA'nın akut ve aktif T-hücre aracılı bir inflamatuvar süreç olmasıdır. İmmün aktivasyon erken dönemde baskılandığında, eritropoezin yeniden başlaması mümkün olabilir.

Ancak: Hasta sayısı düşüktür. Kortikosteroidlerin primer PRCA'dan kesin olarak daha etkili olduğu sonucuna varmak için karşılaştırmalı çalışmalara ihtiyaç vardır.

Siklosporin A ve IVIg'nin yeri

Siklosporin A

Primer edinilmiş PRCA'da en sık kullanılan ilk basamak immünsüpresif tedavilerden biridir ve yaklaşık %71 genel yanıt oranına sahiptir. ICI ilişkili PRCA'da özellikle kortikosteroide dirençli olgularda güçlü bir seçenek olarak öne çıkmaktadır.

İntravenöz immünglobulin

Primer PRCA'da IVIg'nin yanıt oranı düşüktür ve yaklaşık %22 düzeyindedir. Buna karşılık Parvovirus B19 ilişkili PRCA'da temel tedavidir ve yanıt oranı çok yüksektir.

Çalışmada IVIg verilen altı hastanın tamamında tam yanıt görülmesi dikkat çekicidir; ancak yalnızca altı hasta üzerinden kesin etkinlik sonucu çıkarılamaz. Seçilim yanlılığı ve eş zamanlı tedaviler göz önünde bulundurulmalıdır.

ICI tedavisinin yeniden başlanması

Tüm hastalarda sorumlu immün kontrol noktası inhibitörü kesilmiştir. Yalnızca dört hastada yeniden immünoterapi uygulanmış ve bir hastada PRCA tekrarlamıştır.

Rechallenge konusunda veri yetersizdir. Dört hastalık deneyim üzerinden ICI'nin güvenle yeniden başlanabileceği veya kesinlikle başlanmaması gerektiği söylenemez.

Yeniden tedavi kararı; kanserin prognozu, alternatif onkolojik seçenekler, önceki PRCA'nın şiddeti, tedaviye yanıt, transfüzyon bağımlılığı ve hastanın tercihleri birlikte değerlendirilerek multidisipliner biçimde verilmelidir.

Pratik klinik yaklaşım

ICI alan hastada hemoglobin düzeyinde hızlı veya açıklanamayan düşüş saptandığında mutlak retikülosit sayısı değerlendirilmelidir.
Belirgin retikülositopeni varlığında hemoliz, kanama, renal yetmezlik, beslenme eksiklikleri ve kemik iliği infiltrasyonu araştırılmalıdır.
Parvovirus B19 başta olmak üzere enfeksiyöz nedenler; timoma, LGL lösemi, MDS ve diğer sekonder PRCA nedenleri dışlanmalıdır.
Kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi ile eritroid seri kaybı, blast oranı, neoplastik infiltrasyon ve lenfositik infiltrasyon değerlendirilmelidir.
Sorumlu ICI kesilmeli ve klinik şiddete göre transfüzyon desteği verilmelidir.
İlk immünsüpresif tedavi olarak sistemik kortikosteroid değerlendirilmelidir.
Yetersiz yanıt veya steroid direncinde siklosporin A başta olmak üzere ek immünsüpresif tedavi seçenekleri gündeme alınmalıdır.

Sık sorulan sorular

ICI ilişkili PRCA en sık ne zaman gelişir?
Medyan başlangıç süresi 63 gündür. Olguların çoğu tedavinin ilk üç ayında ortaya çıkmakla birlikte, daha geç başlangıç da mümkündür.
Tanıda en kritik laboratuvar bulgusu nedir?
Ağır anemiye eşlik eden belirgin mutlak retikülositopenidir. Lökosit ve trombosit sayıları çoğunlukla görece korunur.
Kemik iliğinde ne beklenir?
Eritroid öncüllerin belirgin azalması veya kaybı beklenir. Selülarite korunabilir; blast artışı ve neoplastik infiltrasyon bulunmamalıdır. Poliklonal CD8 pozitif T-lenfosit infiltrasyonu immün etiyolojiyi destekleyebilir.
İlk basamak tedavi nedir?
Çalışmadaki veriler, ICI'nin kesilmesi ve sistemik kortikosteroid başlanmasını desteklemektedir. Klinik şiddete göre eritrosit transfüzyonu uygulanmalıdır.
Steroide yanıt alınamazsa ne yapılabilir?
Siklosporin A, mevcut seride en güçlü ek immünsüpresif seçeneklerden biri olarak görünmektedir. IVIg ve diğer tedaviler seçilmiş olgularda değerlendirilebilir; ancak kanıt düzeyi düşüktür.
Durvalumab yeniden başlanabilir mi?
Mevcut veri yetersizdir. Rechallenge yalnızca seçilmiş hastalarda, onkoloji ve hematoloji ortak değerlendirmesiyle, risk–yarar analizi yapılarak düşünülmelidir.

Sonuç ve akılda tutulması gerekenler

  • ICI ilişkili PRCA nadir ancak ağır ve yaşamı tehdit edebilen bir hematolojik immün toksisitedir.
  • Çoğunlukla immünoterapinin ilk üç ayında ortaya çıkar.
  • Ağır anemi, belirgin retikülositopeni ve kemik iliğinde eritroid öncüllerin kaybı tanının temelini oluşturur.
  • CD8 pozitif T-lenfosit infiltrasyonu, hücresel immün aracılı patogenezi desteklemektedir.
  • Sistemik kortikosteroidler ilk tedavi seçeneğidir.
  • Dirençli olgularda siklosporin A etkili bir seçenek olarak öne çıkmaktadır.
  • IVIg ile bildirilen sonuçlar dikkat çekici olmakla birlikte, hasta sayısı kesin öneri oluşturmak için yetersizdir.
  • ICI rechallenge konusunda yeterli veri bulunmamaktadır.
Kaynak:
Bisiou S, Lobbes H, Palassin P, Allouchery M, Comont T, Rivet V. Immune checkpoint inhibitor-induced pure red cell aplasia: a nationwide retrospective case series and literature review. Annals of Hematology. 2026;105:38. doi: 10.1007/s00277-026-06748-0.
  
5 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
BİLGİLENDİRME

Bu sitedeki bilgiler, kendi çalışma notlarım ve kişisel araştırmalarımdan oluşmaktadır. Bilgilendirme amacı taşır ve bağlayıcı değildir.
The information on this site consists of my personal study notes and research. It is for informational purposes only and is not legally binding.

Hematology Journal
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam226
Toplam Ziyaret204863
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar47.131747.3206
Euro53.657553.8725
PRATİK HEMATOLOJİ