• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.twitter.com/kelkitliengin1
  • https://www.instagram.com/samsunhematoloji
  • https://www.youtube.com/channel/UCS3d-dJ0V7pH2jiFdvuyI4g
Üyelik Girişi
OKİT HAZIRLIK
TROMBOZ CHECKLİST
HODGKİN LENFOMA
KÖK HÜCRE NAKLİ EĞİTİMİ PROGRAMI
HAFTALIK HEMATOLOJİ ÖZETİ
Haftalık Hematoloji Literatür Özeti | 9–16 Ekim 2026

Haftalık Hematoloji Literatür Özeti

Tarama dönemi: 9–16 Ekim 2026

Bu hafta üç yayın gerçekten öne çıkıyor. FLT3-mutant AML’de decitabine/cedazuridine–venetoklaks–gilteritinib üçlüsü tamamen oral bir hedefe yönelik tedavi platformu sunuyor. Germline DDX41 taşıyan MDS hastalarında allojenik nakil sonrası relapsın beklenenden düşük olması nakil planlamasını etkileyebilir. Haploidentik nakilde ST2 ve REG3α ölçümleri ise klinik GVHD ortaya çıkmadan önce risk sınıflaması yapılabileceğini gösteriyor.

Haftanın ana mesajı: Yeni veriler umut verici olmakla birlikte üç çalışma da doğrudan yeni bir evrensel standart oluşturmuyor. En güçlü güncel uygulama mesajı, DDX41 saptanan hastada germline doğrulama ve ilişkili donörün genetik değerlendirmesinin nakil planının ayrılmaz parçası olmasıdır.

1. AML — FLT3-mutant hastalıkta tamamen oral üçlü rejim

Hakemli açık erişimli tam metin Faz I/II Erken klinik veri
Tam başlık An all-oral triplet regimen (decitabine/cedazuridine, venetoclax, and gilteritinib) for newly diagnosed and relapsed/refractory FLT3-mutated AML and high-risk MDS Yayın / tarih Blood Cancer Journal, 13 Ekim 2026 Çalışma türü Açık etiketli, tek kollu faz I/II çalışma Popülasyon Toplam 46 hasta: yeni tanı AML n=19; relaps/refrakter hastalık n=27 Tedavi Oral decitabine/cedazuridine, venetoklaks ve gilteritinib

Temel sonuçlar

  • Yeni tanı grubunun medyan yaşı 72, relaps/refrakter grubun medyan yaşı 67.
  • Hastaların 38/46’sında, yani yaklaşık %83’ünde FLT3-ITD mutasyonu vardı.
  • Birleşik tam yanıt oranı yeni tanı AML’de %74, relaps/refrakter AML’de %42.
  • Gerçek tam yanıt oranları sırasıyla %58 ve %21.
  • Yeni tanı kohortunda 18 aylık relapssız sağkalım %67, genel sağkalım %54.
  • Konsolidasyon döneminde uygulama azaltılarak decitabine/cedazuridine medyan 3 gün, venetoklaks 7 gün ve gilteritinib 28 gün kullanıldı.
  • Tedavinin temel güvenlilik sorunu uzamış miyelosupresyon ve buna bağlı enfeksiyon riskidir.

Birincil açık erişimli tam metin: Blood Cancer Journal

Neden önemli?

FLT3-mutant AML’de HMA–venetoklaks tedavisi sırasında FLT3 klonlarının direnç mekanizması olarak belirginleşebildiğini biliyoruz. Gilteritinib eklenmesi bu biyolojik kaçış yolunu başlangıçtan itibaren baskılamayı amaçlıyor. Rejimin tamamen oral olması, özellikle ileri yaşta ve ayaktan izlenebilecek hastalarda önemli bir lojistik avantaj sağlayabilir.

Pratiği bugün değiştirir mi?

Hayır; henüz standart tedavi olarak kabul edilmemelidir. Yeni tanı FLT3-mutant ve yoğun tedaviye uygun hastada yoğun kemoterapi artı FLT3 inhibitörü temel referans yaklaşım olmaya devam eder. Yoğun tedaviye uygun olmayan hastada ise üçlü rejim klinik çalışma kapsamında veya çok seçilmiş olgularda değerlendirilebilir.

Önemli sınırlılıklar

  • Çalışma tek kolludur ve toplam hasta sayısı yalnızca 46’dır.
  • Yeni tanı kohortunda yalnızca 19 hasta bulunmaktadır.
  • FLT3-ITD ve FLT3-TKD hastaları ile yeni tanı ve relaps/refrakter gruplar heterojendir.
  • HMA–venetoklaks veya gilteritinib içeren güncel bir kontrol kolu yoktur.
  • Üç ilacın birlikte kullanımı belirgin miyelosupresyon oluşturduğu için kürler arasında doz ve süre azaltılması gerekmektedir.
  • Azol–venetoklaks–gilteritinib etkileşimleri günlük pratikte dikkatli doz ayarlaması gerektirir.

Okumaya değer

Özellikle kürler ilerledikçe venetoklaks ve decitabine/cedazuridine sürelerinin nasıl azaltıldığı bölüm okunmalıdır. Çalışmanın en öğretici yönü yalnız yanıt oranı değildir: güçlü üçlü tedavinin sürdürülebilirliği, doğru doz ve tedavi süresi ayarlamasına bağlıdır.


2. MDS/HSCT — Germline DDX41 taşıyan hastalarda nakil sonuçları

Hakemli tam metin Nakil planlamasını etkileyebilir
Tam başlık Germline DDX41 defines a distinct subgroup in MDS undergoing transplantation with reduced relapse and improved survival Yayın / tarih Blood, 13 Ekim 2026 Çalışma türü CIBMTR tabanlı retrospektif kohort ve moleküler alt grup analizi Popülasyon Allojenik hematopoietik hücre nakli yapılan 1.514 MDS hastası DDX41 grubu 49 hastada (%3,2) patojenik veya olası patojenik germline DDX41 varyantı

Temel sonuçlar

  • Germline DDX41 taşıyan 49 hastanın 19’unda (%39) ek somatik DDX41 mutasyonu vardı.
  • En sık görülen ek somatik değişiklik DDX41 p.R525H idi.
  • İki yıllık kümülatif relaps insidansı germline DDX41 grubunda %17, DDX41-wild-type grupta %34 bulundu.
  • Düzeltilmiş relaps riski: HR 0,43 (%95 GA 0,21–0,88; p=0,02).
  • Hastalıksız sağkalım germline DDX41 grubunda daha iyiydi: HR 0,62 (%95 GA 0,41–0,95; p=0,03).
  • Non-relaps mortalitesi veya akut/kronik GVHD açısından belirgin bir artış gösterilmedi.
  • Daha iyi hastalıksız sağkalım, hazırlama rejiminin yoğunluğından bağımsız olarak gözlendi.

Birincil yayın: Blood

Neden önemli?

DDX41 ilişkili miyeloid neoplaziler çoğunlukla ileri yaşta ortaya çıktığı için herediter yatkınlık kolaylıkla gözden kaçabilir. Çalışma, bu hastaların allojenik nakil sonrasında aşırı toksisiteye uğramadan, daha düşük relaps riskiyle iyi sonuç elde edebileceğini gösteriyor.

Ayrıca DDX41 bir germline yatkınlık geni olduğu için, akraba donörde aynı varyantın bulunması donör seçimini doğrudan etkileyebilir. Hematolojik remisyon örneğinden yapılan NGS’de yaklaşık %50 VAF ile görülen DDX41 varyantı germline olasılığını düşündürmelidir.

Pratiği bugün değiştirir mi?

Evet; özellikle genetik doğrulama ve donör seçimi bakımından pratiği etkileyebilir. Patojenik DDX41 varyantı saptandığında germline doğrulama, genetik danışmanlık ve ilişkili donörün aynı varyant açısından değerlendirilmesi gerekir. Bununla birlikte yalnız bu sonuçlara dayanarak nakil endikasyonu genişletilmemelidir; karar IPSS-M, hastalık evresi, sitopeniler, yaş ve komorbiditeyle birlikte verilmelidir.

Klinik uyarı: Germline inceleme için aktif hastalık sırasında periferik kan veya kemik iliği tek başına güvenilir değildir. Tercihen kültüre deri fibroblastı gibi hematopoietik olmayan doku kullanılmalıdır. Bukkal sürüntü ve tükürük örneklerinde hematopoietik hücre kontaminasyonu bulunabilir.

Önemli sınırlılıklar

  • Germline DDX41 grubu yalnızca 49 hastadan oluşmaktadır.
  • Retrospektif kayıt çalışmasıdır; nakle ulaşabilen seçilmiş hastaları içerir.
  • Hastaların nakil öncesi tedavileri, hastalık riski ve hazırlama rejimleri heterojendir.
  • Sonuçlar DDX41-mutant bütün hastaların erken dönemde nakil edilmesi gerektiğini göstermez.
  • Donör germline durumu ve aile taraması bütün olgularda aynı kapsamda değerlendirilmemiş olabilir.

Okumaya değer

İki yıllık relaps eğrileri ile hazırlama rejimi yoğunluğuna göre alt grup analizi okunmalıdır. Eğitim mesajı: DDX41 yalnız prognostik bir mutasyon değil; germline doğrulama, aile danışmanlığı ve donör seçimini birlikte etkileyen bir nakil biyobelirtecidir.


3. HSCT/GVHD — Haploidentik nakilde erken ST2 ve REG3α ölçümü

Hakemli açık erişimli tam metin Prospektif biyobelirteç çalışması
Tam başlık Early measurement of ST2 and REG3α has a prognostic impact in haploidentical transplantation with post-transplant cyclophosphamide Yayın / tarih Haematologica, çevrimiçi 15 Ekim 2026 Çalışma türü Prospektif longitudinal biyobelirteç çalışması Popülasyon PTCy kullanılan haploidentik allojenik nakil uygulanan 81 erişkin Örnekleme Hazırlama öncesi; gün 0, +7, +14 ve +21’de serum ST2 ve REG3α

Temel sonuçlar

  • ST2 ve REG3α düzeyleri hazırlama öncesinden gün 0’a kadar anlamlı biçimde yükseldi.
  • Gün 0’da yüksek ST2, bağımsız olarak daha kötü OS (p=0,016) ve EFS (p=0,002) ile ilişkiliydi.
  • Gün 0’da yüksek REG3α, daha kötü GVHD’siz/relapssız sağkalımı öngördü (p=0,041).
  • Gün +7 ve +14’te yüksek ST2, daha yüksek non-relaps mortalitesiyle ilişkiliydi.
  • Gün +14 ve +21 ST2 düzeyleri derece II–IV akut GVHD’yi bağımsız olarak öngördü.
  • REG3α, gün +14 ve +21’de non-relaps mortalitesi ve daha kötü genel sağkalımla ilişkiliydi.
  • MAGIC algoritması gün 0 ve +14’te EFS’nin; gün +14’te GRFS’nin bağımsız belirleyicisiydi.

Birincil açık erişimli tam metin: Haematologica

Neden önemli?

MAGIC algoritması esas olarak klinik akut GVHD ortaya çıktıktan sonra prognozu belirlemek amacıyla geliştirilmiştir. Bu çalışma, ST2 ve REG3α’nın haploidentik–PTCy platformunda klinik GVHD gelişmeden önce de endotel ve gastrointestinal doku hasarını yansıtabileceğini düşündürüyor.

En dikkat çekici bulgu, yalnız gün +14 veya +21 değil, gün 0 ve gün +7 ölçümlerinin de sağkalım ve non-relaps mortalitesiyle ilişkili olmasıdır. Bu durum hazırlama rejimine bağlı erken doku hasarının sonraki GVHD biyolojisini etkileyebileceğini düşündürmektedir.

Pratiği bugün değiştirir mi?

Hayır; rutin tarama testi olarak henüz kullanılmamalıdır. ST2 veya REG3α yüksekliğine dayanarak immünsüpresyon artırılması, steroid başlanması ya da preemptif GVHD tedavisi verilmesinin klinik yararı gösterilmemiştir. Bulgular risk-adapte müdahale çalışmalarının tasarımı için değerlidir.

Önemli sınırlılıklar

  • Hasta sayısı yalnızca 81’dir.
  • Tek merkez ve tek nakil platformunun sonuçlarını yansıtmaktadır.
  • Çok sayıda zaman noktası, biyobelirteç ve sonlanım değerlendirildiği için çoklu karşılaştırma riski vardır.
  • Klinik kullanım için evrensel eşik değerler ve laboratuvarlar arası standardizasyon bulunmamaktadır.
  • Biyobelirteç-yönlendirmeli müdahalenin GVHD veya mortaliteyi azalttığı gösterilmemiştir.

Okumaya değer

Gün 0 ve gün +7 sonuçları ile longitudinal ST2 eğrileri okunmalıdır. Eğitim mesajı: GVHD biyolojisi klinik belirtilerin başladığı gün değil, hazırlama rejimi ve erken doku hasarı döneminde şekillenmeye başlayabilir.

Öğretim toplantısı için iki soru

  1. Yoğun tedaviye uygun olmayan yeni tanı FLT3-ITD-mutant AML hastasında HMA–venetoklaksa başlangıçtan itibaren gilteritinib eklemek mi, yoksa FLT3 klonal persistansı veya progresyon geliştiğinde eklemek mi daha rasyoneldir? Erken etkinlik kazanımı, uzamış sitopeni ve enfeksiyon riskine değer mi?
  2. MDS hastasında yaklaşık %50 VAF ile patojenik DDX41 varyantı saptanırsa germline doğrulama tamamlanmadan kardeş donörden kök hücre toplanmalı mıdır? Hastalık acil nakil gerektiriyorsa donör genetik değerlendirmesi nakli ne ölçüde geciktirebilir?
 Haftalık Hematoloji Literatür Özeti • 16 Ekim 2026
  
9 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
BİLGİLENDİRME

Bu sitedeki bilgiler, kendi çalışma notlarım ve kişisel araştırmalarımdan oluşmaktadır. Bilgilendirme amacı taşır ve bağlayıcı değildir.
The information on this site consists of my personal study notes and research. It is for informational purposes only and is not legally binding.

Hematology Journal
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam7
Toplam Ziyaret223610
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar49.322849.5204
Euro55.479155.7014
PRATİK HEMATOLOJİ